| |
ZİHİNSEL ÖĞRENME
YETERSİZLİĞİ
(23 Ocak 2003, Radyo Programı)
Oktay
TOPALOĞLU Mamak RAM Psikolojik Danışman
Hacer KARABULUT Mamak RAM Psikolojik Danışman
Sülbiye CEBECİ Mamak RAM Psikolojik Danışman
Zihinsel Öğrenme Yetersizliği
Nedir?
Zihinsel öğrenme yetersizliği, zihinsel gelişim yetensizliğinden
dolayı, bireyin eğtim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde
etkilenmesi durumudur.Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların zihinsel
işlevleri ve sosyal davranışları yaşıtlarına göre geri ve yetersiz olur
(geç ve güç öğrenirler, sınıf veya toplum içindeki kurallara uymakta zorlanabilirler).
Sosyal davranışlar dediğimizde, çocuğun yaşına ve yaşadığı çevreye uygun
davranışlar göstermesini ifade etmekteyiz. Bu davranışlar çocuğun içinde
bulunduğu gelişimsel döneme ve içinde yaşadığı topluma bağlı olarak değişmektedir.
Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar problemlerinin ağırlığına
göre hafif, orta ve ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olmak üzere
gruplanabilir. Gruplama çocuğun gereksinimlerinin belirlenmesi, bu gereksinimleri
en iyi ve uygun şekilde karşılayacak eğitim programlarının hazırlanması
ve çocuk için en uygun eğitim ortamının bulunması amaçlarıyla yapılmaktadır.
Hafif Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan
gecikme durumudur.
Orta Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, gecikmeli bir konuşma ve dil gelişimi, sosyal, duygusal veya
davranış problemleri ile temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında
ortaya çıkan gecikme durumudur.
Ağır Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal
veya davranış problemleri ile temel öz bakım becerilerini öğrenmesinde
ortaya çıkan gecikme durumunu ifade eder.
Hafif ve orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların bir
çoğu zihinsel ve fiziksel gelişimleri açısından yaşıtlarından önemli bir
farklılık göstermediği için genellikle okula başlayana kadar bu çocuklardaki
gelişim geriliklerinin pek arkına varılmaz. Okula başladıklarında, özellikle
akademik çalışmalarda karşılaştıkları güçlükler sonucunda gerilikleri
ortaya çıkar.
Ağır düzeyde öğrenme yetesizliği olan çocuklar ise daha önce fark edilebilirler.
Erken tanı ve erken eğitim ile bu çocukların bulundukların noktadan
çok daha ileri bir yere gelebildikleri, başarılı olabildikleri görülebilmektedir.
Zihinsel Öğrenme Yetersizliğinin
nedenleri nelerdir?
Zihinsel öğrenme yetersizliğinin nedenlerini bulmak ve belirlemek
son derece güçtür. Pek çok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Bir gruplama
yapacak olursak, zihinsel öğrenme yetersizliğinin nedenlerini Kalıtımsal
, Organik ve Çevresel nedenler olarak üç grupta toplayabiliz.
Kalıtımsal Nedenler: Eğer ailede kalıtsal bir rahatsızlık veya hastalık
var ise bunlar hastalıklı genler yolu ile çocuklara geçmektedir. Özellikle
akraba evliliklerinde bu risk daha yüksek olmaktadır.
Mongolizm (down sendromu), Fenilketanuri, Hidrosefallik ve Mikrosefallik
örnek olarak verilebilir
Organik Faktörler: Kalıtsal olmayan ancak doğum öncesi, doğum sırasında
ve doğum sonrasında meydana gelebilecek faktörlerdir. Bu faktörler şöyle
sıralanabilir:
*
Vücut biyokimyasındaki ve metobolizmasındaki bozukluklar (annenin herhangi
bir rahatsızlığının olup olmadığı, mesela annenin şeker hastalığı olabilir)
*
Annenin gebeliği sırasında ortaya çıkan sorunlar:örneğin; alınan çeşitli
ilaçlar, zararlı maddeler alkol, sigara, uyuşturucu gibi. Ayrıca hamilelik
döneminde; annenin geçirdiği bulaşıcı hastalıklar, kazalar ve zehirlenmeler,röngen
çektirme, kromozon bozuklukları, beslenme yetersizlikleri, kan uyuşmazlığı
zihinsel gelişme geriliğine yol açabilen en önemli nedenlerdir.
*
Doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, zor doğum nedeniyle kullanılan
bazı araçların (forseps, vakum vb.) bebeğe zarar vermesi, erken veya geç
doğum gibi nedenlerde zihinsel öğrenme yetersizliğne yol açabilmektedir.Bu
yüzden doğumun ehliyetli kişiler tarafından yaptırılması önem arzetmektedir.
*
Doğum sonrasında ise çocuğun geçirdiği bulaşıcı ve ateşli hastalıklar
(rubella, kızamık, menejit, su çiçeği, çocuk felci, frengi vb.), kazalar
(düşme,çarpma vb.), travmalar (kafaya alınan darbeler), zehirlenmeler,
çocuğun beyin gelişimini etkileyecek yapısal bozukluklar ve hormonal düzensizlikler
zihinsel gelişme geriliğine yol açabilen en önemli nedenler arasındadır.
Bu arada yeri gelmişken ifade etmekte yarar var; bildiğimiz gibi modern
tıp sayesinde gebelikte anne karnındaki bebek ultrason yöntemiyle yakından
takip edilebiliyor, normal olmayan gelişim bozukluğu tespit edilebiliyor.Ayrıca
gebelikte üçlü tarama testleri ve 11-14 testleriyle çocukta zihinsel bir
gelişme geriliği olup olmadığı tespit edilebiliyor. Gerektiğinde amniosentez
yöntemi ileri bir test olarak kullanılabiliyor. Tüm bu yöntemler sonucunda
normal dışı gelişim gösteren bebekler tespit edilebiliyor ve gerektiğinde
gebelik sonlandırılabiliyor.
Sosyo Ekonomik, Kültürel ve Çevresel Nedenler:
Yetersiz beslenme, çevresel uyarıcıların yokluğu, sosyal ve ekonomik şartların
uygun olmaması çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilebilmekte ve zeka
geriliklerine neden olabilmektedir. Çocuğun zihinsel becerileri yeterli
ve yaşıtlarına uygun olsa bile yetersiz beslenme, ev ortamının uygun olmaması,
uyarıcı eksikliği, oynaması ve çevreyi keşfetmesi için çocuğa gerekli
fırsatların sağlanmaması gibi durumlar çocuğun hafif derecede zihinsel
özürlü olmasına yol açabilir.
Bunların önüne geçmek için yapılması gerekenler ise; yeterli olgunluğa
erişmeden evlenmemek, akraba evlilklerinin önüne geçmek, doğru zamanda
çocuk sahibi olmak, hazır olmadan çocuk sahibi olmamak ve hamilelik sırasında
mutlaka doktor kontrolünde olmak, bebeğinizin aşıları düzenli yaptırmak
diye sıralayabiliriz.
Zihinsel Öğrenme Yetersizliği
Olan Çocukların Özellikleri Nelerdir?
Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar da normal yaşıtları gibi
temelde aynı psikolojik, fizyolojik, sosyal, duygusal gereksimilere sahiptirler.
Kendi aralarında da bireysel farklılıklar gösterirler.
Zihinsel özürlü çocukların en temel/belirgin özelliği olarak gelişim hızlarının
yaşıtlarından yavaş olmasını söyleyebiliriz. Bu gecikme gelişimin tüm
alanları için geçerlidir. Bir bebeğin zihinsel özürlü olduğunu söylüyorsak,
bu bebeğin yuvarlanma, emekleme, yürüme ve konuşmaya başlama gibi gelişim
alanlarında yaşıtlarını geriden takip ettiğini ifade ediyoruz demektir.
Genel olarak bu çocukların özelliklerini şöyle sırayabiliriz.
*
öğrenmede yavaşlık,
*
dikkat dağınıklığı,
*
konuşma bozukluğu ve gecikmiş konuşma,
*
duyu-motor problemleri,
*
günlük yaºama iliºkin becerilerde yetersizlik (hafif derecede zihinsel
özürlülerde bu yetersizlik daha az düzeydedir)
*
sosyal becerilerde yetersizlik (hafif derecede zihinsel özürlülerde
bu yetersizlik daha az düzeydedir)
Bu özellikler genel olarak tüm zihinsel özürlü çocuklarda görülmekte
ancak bu becerilerdeki başarısı,yeterliliği zihinsel özürün derecesine
göre değişmektedir.Örneğin hafif derecede zihinsel özürlü bir çocuk sosyal
gelişimi ve günlük yaşam becerilerinde yeterli bir çocuktur. Temel probleminin
öğrenme ve dikkat dağınıklığı ile ilgili olduğu kabul edilmektedir.Orta/ağır
derecede zihinsel özürlü çocuk ise bu alanların tümünde birden yetersizlik
gösteren, destek gereksinimi olan çocuktur.
Öğrenme Özellikleri:
Bu çocuklar da pek çok beceriyi normal yaşıtları gibi öğrenirler.
Ancak öğrenmeleri daha yavaş ve güç olur. Zihinsel yetersizlikleri arttıkça
öğrenme yavaşlar ve zorlaşır. Bu çocukların dikkatlerini bir konu üzerinde
toplamada ve bir işi sonuna kadar sürdürmede güçlükleri vardır.
Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar öz-bakım becerilerini
(yeme-içme, giyinip-soyunma, tuvalet, vb.) okuma-yazma, matematik gibi
okul ile ilgili temel becerileri kazanabilirler. Uygun iş eğitimi aldıklarında
yetişkinlik döneminde uzmanlık gerektirmeyen, basit işlerde çalışabilir.
En az destekle ya da desteğe gereksinim duymadan yaşamlarını sürdürebilirler.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar öz-bakım becerilerini
kazanabilirler. Çoğunluğu okuma-yazma ve aritmetik becerileri ancak, sık
karşılaştıkları bazı sözcükleri, işaretleri ve sayıları tanıyabilirler.
Bu çocuklar çok basit bazı iş becerilerini öğrenebilir, örneğin paketleme,
etiket yapıştırma gibi mekanik işleri yapabilirler. Yaşamlarını sürdürede
daha çok yetişkin desteğine ihtiyaç duyarlar. Zihinsel yetersizliğin derecesinin
artmasıyla çocukların yeme-içme, giyinip, soyunma tuvalet gereksinimini
giderme gibi temel becerileri kazanmada zorlandıkları gözlenir. Buna paralel
olarak diğer kişilere bağımlılıkları artar.
Konuşma Özellikleri:
Bu çocukların dil ve konuşma gelişimleri normal yaşıtlarınınkine
benzer aşamaları izler. Konuşmayı normal çocuklar gibi öğrenirler, ancak
zihinsel yetersizliğe bağlı olarak konuşmaları daha geç gelişmekte ve
daha fazla konuşma bozukluğu göstermektedirler. Zihinsel yetersizlik arttıkça
dil ve konuşma problemleride artmaktadır.
Hafif derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar normal yaştılarına
göre daha geç konuşmaya başlarlar. Sözcüklerde bazı sesleri atlama, bazı
sesleri ekleme veya sesleri yanlış söyleme gibi konuşma bozuklukları görülür.
Sınırlı sözcük ve cümlelerle de olsa çevresindekilerle konuşarak iletiºim
kurabilirler.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklar konuşma problemlerine
ek olarak çok daha sınırlı sözcük ve cümlelerle duygu,düşünce ve isteklerini
ifade edebilirler. Konuşmanın çok sınırlı ya da hiç olmadığı durumlarda
isteklerini ifade etmek için sesler yada iºaretler kullanabilirler.
Sosyal Duygusal Özellikleri:
Zihinsel yetersizliği olan çocuklar normal yaşıtlarına göre daha fazla
sosyal ve duygusal problemler göstermektedirler. Bu çocukların zihinsel
gelişimlerinin geri olması nedeniyle sosyal becerilerindeki yetersizlikleri
ve diğer insanların onlara yönelik olumsuz tavırları, bu duruma neden
olan temel etkenlerdir.
Yaşıtlarından kabül gördüklerinde hafif derecede zihinsel yetersizliğe
sahip çocuklar onlarla birarada olup, kolayca anlaşabilirler. Yapabileceklerinden
daha zor görevler vermek, onların gereksiz yere başarısızlık duyguları
yaşamalarına neden olur. Diğer taraftan yapabileceklerinden daha basit
görevler vermek ise onların kolayca sıkılmalarına yol açabilir. Bu çocukların
başarılı oldukları konularda, çeşitli oyunlarda normal arkadaşlarıyla
biraraya gelmeleri, yapamadıklarından çok, yapabildiklerinin vurgulanması,
başarabilecekleri işlerde onlara fırsat verilmesi duygusal açıdan kendilerine
daha çok güvenmeleri yönünden önemlidir.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olanlar ise normal yaşıtlarından
gerek zihinsel, gerek fiziksel ve gerekse sosyal yönden epeyce farklı
olduklarından, yaşıtlarıyla kaynaşmaları daha güç olmaktadır. Diğer gelişim
özelliklerinde olduğu gibi sosyal beceriler de zihinsel yetersizliğin
derecesine bağlı olarak değişecek, en alt grupta olan çocukların bu becerileri
de çok sınırlı olacaktır.
Fiziksel Özellikleri
Zihinsel yetersizliği olan çocukların fiziksel görünümleri ve sağlık
durumları, özürün derecesine göre değişmektedir. Hafif dercede zihinsel
yetersizliği olan çocukların görünüş ve motor becerileri genelde normal
yaşıtlarından farklı değildir.
Orta/ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocuklarda is edurum biraz
farklı olabilir. Down-Sendromlu çocuklarda ortak fiziksel özellikler mevcuttur.
Kulak, baş, göz, parmak yapısı ve kasların zayıflığı gibi ayırıcı özellikler
bulunur. Bu gruptaki çocukların çoğunda koordinasyon, denge problemleri
ve ince-el becerilerini gerektiren işleri yapmada güçlükleri vardır. Yarısına
yakınında ise beyin hasarı olmasından ötürü işitme, görme ve fiziksel
durumlarında bozukluk gözlenebilir. Bu özürlerin ağırlık derecesine göre
fiziksel işlevlerini yerine getirmelerinde yapılacak yardım farklılık
gösterir.
Zihinsel Öğrenme Yetersizliği
Olan Çocuklar İçin Neler Yapılabilir?
(Zihinsel Öğrenme Yetersizliği
Olan Çocukların Eğitim Süreci)
Bebeklik Dönemi:
Günümüzde çocuğun eğitimine başlamak için belli bir yaşa gelmesi beklenmemektedir.
Bebeklik dönemi gelişim sürecindeki en önemli dönem olduğundan, bebeğin
problemi belirlenip, tanısı konur konmaz eğitimine başlanması ile gelişimin
temellerinin atılmış olacağı kabul edilmektedir. Bu dönemde çocuğun bakım,
sevgi, şefkat gibi gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra onun için uygun
ortam düzenlemiz, uygun oyuncak ve araçlar seçmemiz gelişimini olumlu
yönde etkileyecektir ve gelişimini hızlandırcaktır.
Bebeklik döneminde çocuk için en önemli kişiler anne-babalar ve diğer
aile bireyleri, en önemli ortam ise ev ortamıdır. Bebeği en iyi tanıyan
onun gereksinimlerini en iyi bilen kişiler bebeğin anne-babasıdır. Bebeğe
nasıl yardım edileceği, eğitimine nasıl başlanacağı konusunda, bu alanda
çalışan kurum /kuruluş ve kişilerle işbirliği yapılabilir. Çocuk gelişimciler,
fizyoterapister ve özel eğitimciler yardım alınabilecek profesyonel kişilerdir.
Bebeklik döneminde çocukların kazanmaları gereken temel beceriler, gördüğü
bir nesneye yada oyuncağa uzanma, gördüğü oyuncağı tutma/yakalama, oyuncağı
birkaç dakika süre ile tutma gibi küçük motor beceriler, oturma, emekleme,
yürüme gibi büyük motor beceriler ile ses çıkarma, çevredeki sesleri dinleme/tepki
verme gibi konuşmaya ilişkin becerilerdir. Çalışmalar sırasında bebek
henüz hazır olmadığı becerilere zorlanmamalıdır. Bebeğin gelişimini iyi
takip edilmeli, yapabileceği, hazır olduğu beceriler öğretilmeye çalışılmalıdır.
Bebek hazır olmadığı becerilere zorlanırsa sürekli başarısızlık yaşayacak,
bu da onun kendine güvenini, anne babayla işbirliğini olumsuz yönde etkileyecektir.
Okul Öncesi Dönem:
Bu dönemde çocuğun, gelişimin her alanı ile ilgili olarak yeni beceriler
kazanmaya, deneme/yanılma yapmaya gereksinimi vardır. Okul öncesi dönemde
kazanacağı bilgi ve beceriler hem onun anne babaya ve diğer yetişkinlere
olan bağımlılığını azaltacak, hem de daha sonra öğreneceği okuma-yazma
gibi akademik becerilere temel oluşturacaktır. Bu dönemdeki kazanılması
beklenen beceriler öz-bakım becerileri, motor becerileri, iletişim becerileri
ve bilişsel becerilerdir.
Öz-bakım becerileri; çocuğunun kendisine bakmasını sağlayacak giyinme-soyunma,
yemek yeme, elini-yüzünü yıkama, tuvaletini yapabilme gibi beceriler öz-bakım
becerileridir.
Motor beceriler; kolları, bacakları, ayakları ve gövdesini kullanarak
yapabileceği yürüme, koşma, zıplama, atlama, tırmanma gibi büyük motor
beceriler ile parmakları, elleri, bilekleri ve elleri-gözlerini birarada
kullanarak yapacağı kesme, yapıştırma, boyama, çizme, düğme ilikleme gibi
beceriler bu grupta yer alır.
İletişim becerileri; Bu beceriler konuşulanları dinleme, anlama ile konuşma
becerileri olarak iki grupta toplanır. Çocuk konuşmasa bile anlaması,
anladığını anne babaya gösterebilmesi çok önemlidir. Onunla konuşmak,
öykü okumak, masal anlatmak, oyun oynamak ve şarkı söylemek onun anlama
becerisini geliştirecektir. Bu etkinlikler aynı zamanda çocuğun anne babayı
taklit etmesini, konuşmasını da geliştiren etkinlikler olacaktır.Görsel
beceriler; çocuğun resimleri, nesneleri, şekilleri tanıması, benzerliklerini
ve farklarını hatırlayabilmesini sağlayan becerilerdir. İşitsel becriler
ise; sesleri tanıması, seslerdeki benzerlikleri ve farklılıkları ayırdedebilmesi
ile ilgili becerilerdir. Çeşitli kelime oyunları, tekerlemeler, çeşitli
sesleri ayırtetme (kapı zili, araba sesi, çocuk ağlaması gibi) ile çeşitli
resim-şekilleri eşeştirme, bul-yap oyunları çocuğun bu becerileri kazanmasına
yardımcı olacaktır.
Bilişsel beceriler; Bilgileri akılda tutma, hatırlama, ilişkileri, benzerlikleri/farklılıkları
bulma, nesneleri sınıflama ve problem çözme gibi becerilerin hepsi bu
grupta yer alır. Çocuk normal yaşıtlarıyla birlikte olduğu zaman onlardan
taklit yoluyla bir çok beceriyi , aynı zamanda ortaya çıkan problemlerle
başetmeyi de öğrenir. Eğer çocuğun becerileri yaşıtlarının becerilerinden
çok farklı ise bir başka deyişle, çocuk ağır derecede zihinsel öğrenme
yetersizliğine sahipse yuva/ana okulu gibi kurumlar uygun eğitim ortamı
olmayabilir. Bu durumda çocuk özel eğitim okullarının anasınıflarına,
özel eğitim merkezlerine devam edebilir yada bazı kurumlarca sağlanan
erken eğitim programlarına katılabilir. Unutulmaması gereken nokta, problemler
ne kadar erken belirlenir, ne kadar erken tedbir ve yardım alınırsa, bu
hem çocuk hem de diğer aile bireyleri için yararlı olacaktır.
Okul Dönemi:
Bu dönemde, çocuğun özelliklerine en uygun eğitim ortamına yerleştirilmesi
çok önemlidir. Burada çocuğun eğitim ortamı seçilirken en önemli kriter
çocuğun özellikleri olmalıdır. Bu nedenle çocuğu çok iyi tanımak gerekmektedir.
Zihinsel öğrenme yetersizliği olduğu düşünülen veya tanısı konulmuş çocuğa
sahip ailelerin eğitim ortamını seçerken başvurabileceği kurumlar "Okullar,
Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ile Hastanelerin Çocuk Ruh Sağlığı bölümleri"
gibi kurumladır. Ailelerin yönlendirilmesinde rehberlik ve araştırma merkezleri
başlıca kurumlardır. Çünkü çocuğun eğitsel yönden değerlendirilmesi Eğitsel
Tanılama,İzleme ve Değerlendirme Ekibi tarafından yapılmaktadır. Bu ekip
rehberlik ve araştırma merkezi bünyesinde oluşturulur. Bu ekip özel eğitim
gerektiren bireyin eğitsel tanılamasından önce; eğer tıbbı tanılanması
yapılmamışsa tıbbi değerlendirilmesinin yapılması için aileyi yönlendirir
ve ilgili kurumlarla işbirliği yapar.Ekip aile görüşmesi, tıbbi tanılama
sonucu, testler ve gözlemler yoluyla bireyi eğitsel tanılama sürecinden
geçirir. Bireyin gereksinimlerini belirler, destek eğitim planını hazırlar,
yöneltme raporu hazırlar ve özel eğitim hizmetleri kuruluna gönderir.
Bu kurulda eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından
hazırlanan rapor doğrultusunda bireyi uygun eğitim ortamına yerleştirir.
Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar biyolojik, sosyal, psikolojik
ve akademik açıdan değerlendirilerek uygun eğitim ortamına yerleştirlmesi
yapılır. Buna paralel olarak öğrenci kaynaştırma programına, özel eğitim
sınıflarına veya özel eğitim okulllarına (eğitim-uygulama okulu, iş eğitim
merkezi ve mesleki eğitim merkezi) yönlendirilebilir.
Kaynaştırma; özel eğitim gerektiren bireyin, yetrsizliği olmayan akranları
ile birlikte eğitim-öğretimlerini resmi ve özel okul öncesi, ilköğretim,
orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan,
detek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarıdır.Hafif
ve orta düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocuklar kaynaştırma eğitimi
programından yararlanabilir.
Orta düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocuklardan durumları ayrı bir
sınıfta eğitilmeyi gerektiren öğrenciler okul öncesi eğitim, ilköğretim,orta
öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında özel eğitim sınıfı eğitiminden yararlanabilir.
Hafif ve Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan ilköğretim çağı
çocukları için, kaynaştırma uygulamaları esas olmakla birlikte, gündüzlü
ilöğretim kurumları M.E.B tarafından açılır. Öğrencilerin bireysel yeterliliklerine
dayalı gelişim özellikleri dikkate alınarak ilgileri, istekleri, yetenekleri
ve yeterlilikleri ölçüsünde eğitim imkanlarından yararlanırlar.
İlköğretimlerini tamamlayanlara ilköğretim okulu diploması verilir. Bu
öğrenciler bireysel gelişim özellikleri ve yeterliliklerine uygun orta
öğretim ve yaygın eğitim kurumlarına yöneltilirler.
İlköğretimlerini tamamlayan, 20 yaşından gün almamış, orta düzeyde zihinsel
öğrenme yetersizliği olanlar veya ilköğretimlerini tamamlayıp genel ve
mesleki orta öğretim programlarına devam edemeyecek özel eğitim gerektiren
bireylerin, temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme gereksinimlerini
karşılamak, topluma uyumlarını sağlamak, işe ve mesleğe hazırlamak amacıyla;
farklı konu ve sürelerde meslek kurslarının düzenlendiği gündüzlü özel
eğitim kurumları açılır.Bunlar Mesleki Eğitim Merkezleridir.
Genel eğitim programlarından yararlanamayan, okul öncesi ve zorunlu ilköğretim
çağındaki, ağır düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocuklar için gündüzlü
özel eğitim kurumları açılır. Bu okullarda, öğrencilerin, öz bakım ve
temel yaşam becerileri ile işlevsel akademik becerilerini geliştirmek
ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla gelişimsel eğitim programları
uygulanır. Bu okullar Eğitim ve Uygulama okullarıdır.
Eğitim uygulama okullarını bitiren veya zorunlu eğitim çağı dışında kalan
zihinsel öğrenme yetersizliği olanlar ve/veya genel eğitim programlarından
yararlanamayan özel eğitim gerektiren bireylerin; temel yaşam becerilerini
geliştirmek, öğrenme gereksinimlerini karşılamak, topluma uyumlarını sağlamak,
onları işe hazırlamak amacıyla; farklı konu ve sürelerde meslek kurslarının
düzenlendiği, gündüzlü özel eğitim kurumları açılır.Bu okullar İş Eğitim
Merkezleridir.
Özel eğitim ve kaynaştırma uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda özel
eğitim gerektiren birey için BEP geliştirme birimi tarafından bireyselleştirilmiş
eğitim programı hazırlanır. Geliştirilen ve ailesi tarafından onaylanan
BEP ; bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinileri doğrultusunda hazırlanan
ve hedeflenen amaçlarda verilecek destek eğitim hizmetlerini içeren özel
eğitim programıdır. Bu program bireyin tüm gelişim alanlarında, gözlem,
gelişim ve değerlendirme ölçekleri kullanılarak ve hedeflenen amaçların
gerçekleşme düzeyi doğrultusunda değerlendirilir
Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemi:
Bu dönemde, zihinsel becerileri ne düzeyde olursa olsun ona bir yetişkin
gibi davranmak, onunla bir yetişkin olarak ilişki kurmaya çalışmak toplum
içindeki yerini almasını kolaylaştıracaktır. Bu dönemde kazanması gereken
farklı beceriler vardır. Bu becerileri kazandıracak eğitim gereksinimi
olacaktır. Özellikle iş becerileri, para kullanma, boş zamanlarını değerlendirme
gibi sosyal beceriler, temel okuma-yazma, matematik becrilerine yönelik
alacağı eğitim, okul döneminde kazanamadığı becerileri kazanmasına yardımcı
olacaktır. Unutmamalıdır ki , çocuk çeşitli sosyal ve bağımsız yaşam becerilerini
kazanmadıkça, zihinsel becerileri ne düzeyde olursa olsun, toplum içinde
bağımsız yaşaması mümkün olmayacaktır.
Çocuk hafif dereceli zihinsel özürlü ise bir çok beceriye sahiptir, gözetim/yardım
ile bir çok işin gerektirdiği işlevleri yerine getirebilir. Onun için
hangi işin uygun olduğunu, varolan iş becerilerini anlayabilmek için eğitim
aldığı kurumlardaki öğretmenler ve uzmanlarla konuşabilirsiniz.
Ağır derceli zihinsel özürlü çocuklarda ise öncelikli hedef, onun çevresine
kendi sınırları içerisinde en az bağımlı yaşamasını sağlamak olmalıdır.
Bu nedenle, giyinme-soyunma, yemek yeme, tuvaletini yapma, yardımla da
olsa basit ev işlerini yapma gibi günlük yaşam becerilerini kazanmasına
yardımcı olunmalıdır.
|