ŞİMDİ OKULLU OLDUK !


Yeni bir eğitim-öğretim yılında tekrar bir aradayız..Bu yıl ilk defa okula başlayan çocuklarımızın meraklı heyecanı bir yana, anne ve babalarımız; çocuğumuz okul ortamına uyum sağlayabilecek mi, acaba başarılı olabilecek mi, bizler anne-baba olarak neler yapmalıyız gibi pek çok soruya yanıt ararken onlar da aslında bu heyecana eşlik etmekteler...Hatta anne-babalar ilk defa kendilerinden bu kadar uzun süreli ayrı kalacakları için miniklerimizden daha da heyecanlı ve kaygılılar...

Peki, bu heyecanımızı ve kaygımızı çocuğumuza yansıtmadan neler yapabiliriz? Onlarda hangi davranışları gözlemlersek kaygılarını, korkularını tespit etmiş oluruz? Öncelikle unutmamamız gereken ilk adım çocuğumuzun bu ilk okul deneyiminde bizim desteğimize ihtiyacı olduğu...Çocuğumuza göstereceğimiz sevgi ve sabır bu süreci daha kolay ve keyifli bir hale dönüştürecektir. İşte sorularımızın yanıtları...

Deneyimlerinizi ve sorularınızı bizlerle paylaşırsanız seviniriz...

BELİRTİLER
* Çocuk son zamanlarda alıngan ve sinirliyse,
* Utangaç davranıyorsa,
* Heves ve enerji kaybı yaşıyorsa,
* İştahsızlık ve uykusuzluk çekiyorsa,
* Okul etkinliklerine karşı isteksizse,
* Okulda ya da evde nedensiz yere ağlıyor ve hırçınlaşıyorsa,
* Evde kalmak ya da okul derslerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılı davranıyorsa,
* Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısını bahane ederek şikayet ediyorsa,
* Okula gideceği zaman ağlıyor ya da hastalanıyorken, evde kalmasına izin verildiğinde bunlar ortadan kayboluyorsa,
* Günlerce okula gitmiyor ve okula gitmediği için suçluluk duymuyorsa okul korkusundan şüphelenilebilir.

ÖNERİLER

Anne Babaya Öneriler
Anne baba genel olarak çocukta korkuya yol açabilecek davranış ve tutumlardan kaçınmalıdır.
Çocuğun kendisini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınılmalıdır.
Çocuğa ayrılıkların doğal olduğunu hissettirmek için çok küçük yaşlardan itibaren vedalaşmalar kısa süreli tutulmalıdır.
Çocuğunun okulda rahat edemeyecek kadar küçük olduğunu düşünerek endişelenen anne, farkında olmadan çocuğuna onun okula gitmesini istemediğini belirten sinyaller verir (Çocuk buna ağlayarak veya annesinin elini bırakmayarak tepki gösterir). Anne bu endişesinin farkında olup bunlarla çocuğu olumsuz etkilememeye dikkat etmelidir. Çocuğa güvenmek, onun yeni çevrelere uyum göstermesini kolaylaştırarak ayrılmada yaşadığı zorluğun üstesinden gelmesini sağlar.
Çocuk için arkadaş toplantıları düzenlemek ve ona yeni oyunlar öğretmek, çocuğun sosyal beceriler kazanmasını sağlayarak anne babasına bağımlılığını azaltır.
Ödevlerini yaparken çocuğa daha fazla zaman ayrılması, okul hazırlıklarının beraberce yapılması ve ailenin tüm üyelerinin katıldığı neşeli kahvaltılar çocuğu rahatlatarak korkusunu azaltabilir.
Çocuğun yeterince dinlenmiş olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü çocuk uykusunu alamadığı için okula gitmek istemeyebilir. Akşamları saat 9'da yatmak okul çağındaki çocuklar için uygundur. Çünkü bu çocuklar 9-10 saatlik uykuya ihtiyaç duyarlar. Ergenlik çağındakilerin ise en az 8 saat uykuya ihtiyaçları vardır.
Çocuk korku sergiliyorsa, belli yaşantılarla henüz başa çıkmayı bilmiyor demektir. Anne baba çocuğun korkusunu anlamakta güçlük çekiyor olsa da çocukla ilgilenerek ona duygularının değerli olduğunu göstermelidir.
Çocuğa, korkusunu ifade etmesi için fırsat verilmelidir. Okuldan korkan bir çocuğa bunda korkulacak bir şey olmadığını kanıtlamaya çalışmak yerine, çocuğun bu korkusunu anlamak ve bunu yenmesi için ona zaman tanıyıp bu süreçte yalnız olmadığını hissettirmek gerekir. Çocukların korkularını rahatça ifade edebilmeleri, sağlıklı büyümelerini kolaylaştırır.
Çocuğa sempatiyle değil, empatiyle yaklaşılmalıdır. Sempati duymak çocuğa, sizin ona korktuğu şeyi yok edeceğiniz, bu nedenle korkmasında hiçbir sakınca olmadığı mesajını vererek uzun vadede çocuğun tek başına korkuların üstesinden gelmesini engelleyici bir etki yapar. Empatiyle yaklaşmak (kendini karşıdaki kişi yerine koyup olaylara onun gözüyle bakarak onu anlamaya çalışmak) ise hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar.
Korktuğu için okula gitmeyip evde kalmasına izin vermek, çocuğun yaşamın bilinmeyenleriyle başa çıkmasını zorlaştırır. Çocuğun korkusunu gidermek yerine korkusuyla kendi başına başa çıkmasını öğretmek, gelecekteki korkularla başetmesini kolaylaştırır.
Çocuğun okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertleri tutarlı olmalıdır. Okula devam etmeyen çocuğun geri dönme endişesi artar. Çocuk sınıf arkadaşlarından izole olur ve derslerinden geri kalır. Yaşanan bu olumsuzluklar çocuğun okula dönmesini daha da zorlaştırır.
Sorunun çözümünde aile ile okulun işbirliği içinde olması ve çocuğun kararlı bir tutumla okula gönderilmesi çok önemlidir. Çocuğu onun için çok zor olan bir şeyi yapmaya mecbur etmek anne baba için oldukça güç olabilir. Ancak okula gitme konusunda ödün verilmemelidir. Çünkü bu çözümün yarısıdır. Hem okul içinde hem de ailede gerekli önlemleri alıp çocuğun okula devam etmesini sağlamak ailenin görevidir. Onun sıkıntı ve endişeleri kabul edilebilir, ama bunların onu okuldan uzak tutmasına izin verilmemelidir.
Anne babanın çocuklarını okuldan korktuğu için okula göndermeyip seneye göndermeyi düşünmesi sorunun çözümünü gelecek yıla ertelemekten başka bir işe yaramaz.
Çocuk okuldan korksa da gitmeye devam ediyorsa ödüllendirilmelidir.
· Çocuk okula gitmek istemediği için suçlanmamalıdır.
Çocuğun okula gitmekten duyduğu korkuyla alay edilmemelidir.
Korkulardan kurtulması için çocuğun tehdit edilmesi, onun korkulardan kurtulmasını sağlamayacağı gibi yeni korkular edinmesine yol açabilir.
Çocuğu okulda tutmaya yönelik her türlü baskıcı tutum çözüm sağlamadığı gibi sorunu daha da derinleştirebilir. Çocuğun tepkisinin aileye, öğretmene ya da okumaya karşı olmadığı akılda tutularak onu anlamaya çalışan sevecen bir tutumla yaklaşılmalıdır.
Çocuğa okulun amacı açıklanmalı, okula gitmemesi halinde geri kalacağı çalışmalar ile bunun doğuracağı sıkıntılar yumuşak bir dille anlatılmalıdır.
Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman tanıması, çocuğun okul korkusunu yenmesini kolaylaştırır.
Bütün çocuklar okula gitmeleri için cesaretlendirilmeleri gereken bir dönemden geçerler. Çocuk en iyi arkadaşıyla kavga etmiştir ya da zor bir dersin sınavından kötü not alacağını düşünmektedir. Bazı çocuklar bütün yıl zorluk çekebilirler; öğretmenlerini sevmezler ya da okulun tek yeni öğrencisidirler. İnsanların onlardan hem akademik hem de sosyal bir çok beklentileri vardır. Tarih sınavında zayıf not almaktan korkan, sivilceleri ve popülerliği konusunda endişe duyan bir çocuğun okul hakkında pozitif düşünmesi çok zordur. Böyle durumlarda yapılabilecek en iyi şey, çocuğa okula gitmesini sağlayacak kadar destek ve cesaret vermektir.

Öğretmene Öneriler
Annelerin de okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar, kısa bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir.
Çocuğun okuldan uzak kalmamasına çaba harcanmalıdır. Sınıfa girmiyorsa bile belli bir süre öğretmenler odasında ya da okul bahçesinde durabilir.
Özendirme girişimleriyle birlikte çocuğun gerekirse önce bir saat, sonra yarım gün ve daha sonra da tam gün okula gelmesi sağlanabilir.
Çocuğun okulda kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınılmalıdır.
Çocuğun kaygısı anlayışla karşılanmalı, "numara yapıyorsun" gibi sözler söylenmemelidir. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duyuyor olabilir.
Okul korkusu olan çocuk, sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlanmadan kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması için yüreklendirilmelidir.
Öğretmenler sınıfta sıcak bir ortam yaratarak endişe ve korku olasılığını azaltabilirler. Sınıf öğretmenleri sıcak bir ortam yaratma ve öğrencilerin okula karşı duydukları korkuların üstesinden gelme konusunda genelde başarılıdır.
Öğretmen arkadaşlık kurmada güçlük çektiği için okula gitmek istemeyen çocukları arkadaş edinme veya potansiyel dışlanmalarla başetme konusunda yönlendirebilir. Arkadaşlık kurma güçlüğü okula nakille gelen çocuklarda daha sık görülür. Çünkü diğer çocuklar yeni öğrenciye hoş geldin elini uzatmayabilir. Ama onun çıkışlarına olumlu tepki verirler. Öğretmen grubun bu özelliğini kullanarak, yeni öğrencinin kabulünü kolaylaştıran ortamlar yaratabilir
Öğretmen, derste ve teneffüslerde, alayı ve korkutmayı engellemelidir. Alay ve korkutma gözle görülmeyecek şeyler değildir. Dikkatli bir öğretmen bunu hemen farkeder. Çocuk alaya alındığında, öğretmen sadece ona güven ve destek sağlamakla kalmamalı, bunu yapan öğrenciyle de ilgilenilmelidir. Daha sonra intikam alınmasına karşı da tetikte olmalıdır.
Öğretmenler ailelerin okulda yeterli bakım ve eğitim olmadığı yolundaki inançlarını değiştirmek ve aşırı koruyucu tutumları ortadan kaldırmak için yaptıkları çalışmalar konusunda anne ve babalara bilgi vermelidir. Anne babalardaki olumsuz inançlar kaybolduğunda çocuklar rahatlar ve daha okula gelmeden ev içindeki kaygılı konuşmalara maruz kalmazlar.
Çocuklarda başarısızlık korkusunun gelişip bunun okul korkusu olarak genellenmesinde, öğrenci başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak gören ve başarıyı sadece yüksek notlara göre değerlendiren öğretmen tutumları da yatmaktadır. Bu inançtaki öğretmenler başarıyı değerlendirme şekillerini yeniden gözden geçirmelidirler.
Öğretmenin çocuklara verdiği tepkiler (kimisiyle konuşarak, kimisinin omzuna dokunarak) çocukların okula uyum sağlamalarını kolaylaştırır. Deneyimli bir öğretmen ilk günün sonunda hangi çocuğun konuşmaya ihtiyaç duyduğunu, hangisinin hazır oluncaya kadar yalnız bırakılması gerektiğini bilir.

Psikolojik Danışmana Öneriler
Öğrencilerin okula devamlılığı takip edilmelidir. Devamsızlık yapan öğrencilerin devamsızlık nedeni belirlemeli, sorun okul korkusundan kaynaklanıyorsa buna yönelik gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
Okul korkusu yaşayan çocuğun ailesi ve öğretmeniyle görüşerek gerekli düzenlemelerin (anne babaya ve öğretmene öneriler bölümünde ele alınmıştır) yapılmasına rehberlik edilebilir.
Okul ve eğitim süreciyle ilgili ailelere bilgi verilebilir. Okulun güvenilir bir ortama sahip olduğunu ve çocuğun okulda emin ellerde olduğunu bilen aile rahatlar. Ailenin rahat olması çok önemlidir. Çünkü ailenin yaşadığı korku ve kaygı çocuğa çok kolay geçmektedir.
Okula hazırlık toplantıları yapmak yararlı olabilir. Bu toplantılarla birlikte hem anne babalara hem çocuklara yönelik sosyal etkinlikler düzenlenebilir (tanışma çayı vb.). Bu tür çalışmalarla çocukların okula alışması kolaylaşır.
Anne babalara normal ve endişe verici ayrılma zorlukları hakkında bilgi verilebilir. En etkili nasıl veda etmeleri gerektiğini öğreterek çocuğa ve ailesine ayrılma zorluklarının üstesinden gelmede yardımcı olunabilir.

 

 
Ana Sayfa