ANNE VE BABALAR İÇİN KARNE ZAMANI...!
(30 Ocak 2003, Radyo Programı)


Mamak Rehberlik ve Araştırma Merkezi
Mehmet BAYGINER-Necati BİLGİÇ
Rehber Öğretmenler ( Psikolojik Danışmanlar)


Karne zamanı : Karne korkusu neden yaşanır?
Çocuklar okula farklı yetenekleri ile gelirler. Bu farklılıklar onların zihinsel, bedensel özelliklerinden ve içinde yaşadıkları çevreden kaynaklanmaktadır.

Öğrenci yaşına uygun yeni bilgiler öğrenmek ve beceriler kazanmak için okula gider. Nasıl ki büyükler evi geçindirmek için çalışıyorsa, öğrenciler de bir iş olarak okula gitmekte, orada bilinçli ve planlı bir şekilde yeni bilgiler öğrenmektedir. Bu nedenle okul bilgi edinilen bir kaynak olması yanında çocuğun kendisi ve çevresi ile uyum becerilerini kazanacağı bir yerdir.

Okul başarısı bir çok etkene bağlı olarak değişmektedir. Öğrencinin zihinsel kapasitesi, öğrenme becerisi, okuldaki yönetici ve öğretmenlerin tutumları, anne babanın beklentileri farklı olabilir.. Ancak öğrencimizin eğitim-öğretim yılının yarısında ve dönemin sonunda getireceği karnenin çok abartılmadan karşılanması herkes için yararlı olacaktır.
Öğrencilik yıllarımızı hatırladığımızda, bizlerde karne ile ilgili, kaygı hatta korku duyduğumuz olmuştur. İlköğretim döneminde bu kaygı daha da fazladır. Çocuklar almış oldukları karneye değil anne-babaların tepkilerine karşı kaygı duymaktadırlar. Anne-babalar bu kaygıyı gidermeleri yerine daha fazla tepki göstererek kaygı ve korkuyu pekiştirmektedirler.

Ders notları tamamlanıp okul idaresine teslim edildikten sonra notların derecesine bakılmadan bir karne heyecanını tüm öğrenciler yaşarlar. Bazı öğrenciler karnelerini alıp eve götürürlerken kaygı ve korkuya düştüğü görülmektedir. Araştırmalarda bu durumu pekiştirmektedir. Bu kaygı anne ve babanın göstereceği tepkiden kaynaklanmaktadır. Ailelerin tutumları da farklılıklar göstermektedir. Kimi aileler katı durum sergilerken kimileri vurdum duymaz, kimileri anlayışla, kimileri de aşırı kaygılı davranır.

Anne-baba tutumlarını belirtiniz, bunları biraz açabilir miyiz?
Katı durum gösteren "otoriter aileler",Öğrencinin ders çalışmasından tutun da birçok davranışına kadar çocuğa baskı uygulamaktadırlar.Bu gibi ailelerde yaşayan öğrencilerde karne korkusu daha fazla yaşanmakta.Öğrencinin ders notları iyi de olsa bu kaygı fazla görülmektedir. Hatta bu öğrenciler ders çalıştıkları halde sınavlarda istediği performansı gösterememektedirler. Ayrıca; otoriter aile yapısında yetişen öğrenciler sınavlarda heyecanlanıp başaramama hissine kapılarak doğru cevap verememektedirler. Karne notları ailenin istediği seviyede olmadığı için de, karne korkusunu daha fazla yaşamaktadırlar.
Aşırı Kontrolcü aileler, bu tip aileler çocuğun ders çalışma süreçlerini kontrol altında tuttuklarından çocuklarının tek başlarına iş yapabileceklerine inanmazlar . Çocuğu oturtup ders çalıştırır, yada ödev yaptırırlar.Bu davranışı gösteren ailelerin çocukları sorumluluk duygusunu kazanamazlar. Kişilik geliştiremezler. Bu öğrencilerde karne korkusu olmasa da güvensiz olduklarını davranışlarında göstermektedirler.

Aşırı koruyucu aileler,Bu tür ailelerin çocukları onlar için herşeyden önemlidir.Onlara kıyamazlar.Sen dur çocuğum senin yerine ben okuyayım ,ödevini ben yapayım yorulma,üzülme diye çocuklarını korurlar.Çocuklarına ödev yapma ve ders çalışma sorumluluğu vermediklerinden. Çocuklarını tembelleştirirler. Bu durum ileriki sınıflarda da devam ettiği için karne korkusunu ve sınav heyecanını fazlaca yaşamazlar.

Destekleyici aileler, Bu tür aileler çocuğunu zorlamadan daha küçük yaşlarda çocuğuna yapabilecekleri görevleri vererek ve bunları yaptığında da olumlu pekiştireçler vererek onlara güven duygusunu aşılamaktadırlar. Çocuğunu aşırı kontrol etmezler. Sorumluluklarını hatırlatan bir davranış sergilerler. Çocuğunu kontrol ederken destekleyici ve dengeleyici bir davranış gösterirler. Bu ailelerin çocuklarında karne korkusu çok az ya da hiç yoktur. Biliyor ki ailesi onunla paylaşımda bulunacaktır.


Aynı okul ve öğretmenin yetiştirdiği öğrencilerin neden tümü başarılı olamıyor?
"Neden zayıf getirdin?" şeklindeki soru. Karnelerin alındığı dönemlerde anne, baba ve çocuklar açısından karşılaşılan en önemli sıkıntılardan birisidir. Ders başarısı ve sonuçta karneye yansıyan öğrenme düzeyi anne baba kadar çocuk ve ergen için de önemlidir. Başarılı bir karne ile kendine güven gelecek ve öz saygı gelişecektir.

Karnesinde başarısız notu gören çocuk ve genç birçok olumsuz durumla karşılaşmaktadır. Bilgi edinmede zorluk çeken çocuğun, öz saygı geliştirmesi ve kendine güveni de tehlikeye girmektedir. Bu ise farklı gelişim dönemindeki çocuk ve gençlerde, beklenmedik davranışların sergilenmesine yol açmaktadır. Ana-baba tepkileri ya da içinde bulundukları bu olumsuz duygular nedeniyle çocuk ve gençler zaman zaman medyadan da izlediğimiz üzücü sonuçlara yol açan davranışlar sergilemektedirler. Medyanın bu tür davranış gösteren haberleri daha dikkatli sunmasında toplum sağlığı açısından çok büyük faydalar sağlayacaktır.Bu tür haberlerin gecenin geç vaktinde sadece ailelere ders olması açısından verilmelidir.Çocuklar için uyarıcı olmamalıdır.

Her çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemi ve yeteneği başarısını değiştirmektedir. Özellikle, çocuğun yeteneklerine uygun, ulaşılabilir hedefler konulması beklentiyi de olumlu kılacaktır.

Beklenti dediğimiz durumu nasıl açıklayabiliriz?
Okul öncesi öğrencileri, ilköğretim 1. 2. ve 3. sınıf öğrencilerine göre elleriyle iş yapmaktan zevk alırlar. Bunlarda düzenleme fikri gelişmiştir. Oyuncaklarını itina ile saklamak, okul ve beslenme çantasını düzenli bir şekilde yerleştirmek, resim yapacağı kağıdın tamamını doldurmak gibi davranışları sergilerler. Ancak bu isteklerini uzun süre kullanamazlar, dikkatleri kısa sürede dağılır. Öğretmenlerimiz çocukların bu özelliğin farkında olduğu zaman öğrencilerimizi rahat bir şekilde yönlendirebilir ya da farklı etkinliklerle destekleyebilirler. Resim yaparken müzik dinlemek gibi.
4. ve 5. sınıftan itibaren öğrenciler zihinsel yönden gelişmişlerdir. Bu öğrencilere bir konu verilir iken konunun destekleyici bilgileri de birlikte verilmelidir. Derslerin amacı, işlenecek konularla ilgili hazırlık soruları, yararlanılacak kaynaklar ve kaynak kişiler belirtilmeli. Konular işlendikçe dönem içerisinde iki yazılı,sözlü ve uygulama notlarının ortalaması karnelere işlenmektedir.
İlköğretimin birinci ve altıncı sınıfları çocukların yaşantılarında önemli değişikliklerin olduğu dönemlerdir. Birinci sınıfta yeni bir ortama uyum sağlama, arkadaşlarına ve öğretmenine alışma çalışırken, altıncı sınıfta birden fazla öğretmenle ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz konusu olmaktadır.
Sekizinci sınıfta ve lise döneminde ise okula devam ederken aynı zamanda sınavlara hazırlanma kaygısı ve ek eğitim alma çabaları eklenmektedir. Ayrıca içinde bulunduğu gelişim dönemi de çocuk ve ergenin öğrenmesinde etkili olabilmektedir .
Ergenlik döneminin başlangıcında, sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir. Ergenlik bir yeniden düzenleme dönemidir ve yaşamın sosyal yanları öne çıktığı için, ilgi alanlarında geçici de olsa bir kayma olabilir. Ancak böyle bir uyum sürecinden sonra ergenler kısa sürede toparlanmakta ve okul ile ilgili sorumluluklarını yüklenmektedirler.
Ders konuları işlendikçe dönem içerisinde öğrencilere yazılı, sözlü ve uygulama notları verilmektedir. Verilen bu notların ortalaması karnelere işlenmektedir.

Karnelerin üzerindeki notları değerlendirebilir misiniz?
31 Ocak 2003 tarihinde Okuldan karne alacak milyonlarca öğrenci kadar onların anne-babaları hatta yakın çevrelerinde bulunan diğer insanlar da karne heyecanını yaşayacaktır.Karne, belirli bir eğitim-öğretim süreci sonunda öğrencinin çalışmalarını herkesin anlayabileceği şekilde belirleyen bir değerlendirmedir. Ölçme ve değerlendirme, eğitim-öğretimin son derece önemli ve temel konuları arasında yer almaktadır.

Eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılının sonuna gelmiş bulunmaktayız. İlköğretimde karnelerin notları iki bölüm halinde verilmektedir.1. bölüm öğrencinin ders notlarını 2. bölüm davranış notlarını içermektedir. Derslerdeki başarı öğrencinin çalışmasını, öğretmenin öğretimi gerçekleştirme düzeyini belirtirken davranış notları ise öğretmenin öğrenciyi gözlemesi sonucu verilmektedir. Bu bölüm değerlendirilmeden önce daha eğitim öğretim yılının başında konu velilerle paylaşılmalı uç değerlendirmeler yapılacak öğrencinin almış olduğu davranış notlarına velilerinde katkılarının olacağı vurgulanmalıdır. Eğitimin aile-okul-toplum üçgeninde gerçekleşeceği mesajı verilmelidir. Öğretmenlerimiz davranışları notla değerlendirirken buna dikkat etmesi gerekmektedir.
Davranış notları yönetmelik gereği orta, iyi, pekiyi diye üç notla değerlendirilir. Başarılı bir öğrencinin davranışlarının da çok iyi olması beklenemez. Bazı davranışları sınıfın yada toplumun beklentilerine uymayabilir. Başarılı bir öğrencinin olumsuz davranışı pekiyi ile değerlendirildiğinde bu olumsuz davranışın onaylandığı gibi. başarısız bir öğrencinin olumsuz davranışı da pekiyi ile değerlendirildiğinde olumsuz davranış aynı sonucu yansıtacaktır.

Karnesini inceleyen bir öğrenci de kendisini yeniden değerlendirme fırsatını bulur. Başaramadığı derslerle ilgili ne yaptı da başaramadı, ya da ne yapmadı da başaramadı? Bu muhakemeyi yaptıktan sonra tatil süresi ve daha sonra nasıl bir çalışma yöntemi izleyeceğini belirlemesi veya zamanı yeniden planlaması gerekmektedir. Yapmış olduğu bu planlamayı ailesi ile paylaşarak bu plana uymalı. Hatta evde yaşayan diğer bireylerinde bu plana uymalarını istemelidir. Ders çalışırken televizyon izleyenlerin bu alışkanlığını bırakması ya da varsa başka bir odada dersine çalışması gerekmektedir.

Aynı şekilde davranış notlarını da gözden geçirmelidir. Davranış notlarının içerisinde uç değerlendirmeler yapıldıysa, Bunlarla ilgili ne yapması gerektiğini ailesi veya okulun rehber öğretmenleri ya da kendisine en yakın hissettiği diğer öğretmenlerle paylaşmasında fayda vardır.

Çocukların zayıflarının nedenleri nelerdir?
Öncelikle çocukların karnelerindeki zayıf notların nedenleri üzerinde durmak istiyorum. Daha sonra da bu konu ile ilgili ailelere birtakım önerilerde bulunmak istiyorum.

*Şunu unutmamalıyız ki; karne, çocuğun başarısı olduğu kadar aynı zamanda öğretmenin ve siz ana-babaların da başarısıdır. Çünkü, yapılan bilimsel araştırmalar, çocuklardaki okul başarısızlığının en önemli nedenlerinden birinin de uygun olmayan aile ortamını göstermektedir.Çocuğun gereksinimi olan aile içindeki mutlu ve huzurlu ortam sağlanmalıdır.Ana babanın mutsuz olduğu, beklentilerin farklı olduğu bir ortamda çocuğun mutluluğunu beklemek ne kadar doğru olur.

*Çocuğun karnesindeki notlarının düşük olmasında babanın evden uzakta olması veya babanın ilgisizliği büyük önem taşımaktadır. Çocuk-anne ilişkisi bir zaman sonra duyarsız hale gelmektedir. Bu noktada baba otoritesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak baba otoritesi azarlayan değil, destekleyen olmalıdır. Yani babanın ilgisi ve kontrolü çok önemlidir.

*Aile içindeki huzursuzluk çocukların karnelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuğun gereksinimi olan aile içindeki mutlu ve huzurlu ortam sağlanmalıdır. Ana-babanın mutsuz olduğu bir ortamda çocuğun mutluluğunu beklemek ne kadar doğru olur. O açıdan karneyi elinize aldığınızda birazda bu açıdan bakmaya çalışın.

*Çocuğunuzda dikkat bozukluğu veya dikkat eksikliği diye adlandırılan bir problem söz konusu olabilir. Bu durum çocuğun dersi dinlemesini ve ders çalışmasını engellemekte ya da azaltmaktadır. Öğretmen aile işbirliği yapılarak durumun farkına varılmalıdır.

*Çocuğa çok küçük yaşlarda ufak tefek sorumluluklar verilmelidir ki çocuk okul çağına geldiği zaman ders çalışma sorumluluğunu alabilsin. Bu konuda ana-babalar bazen çok koruyucu olabilmektedir.

*İlköğretimin sonlarına ve lise yıllarına doğru ergenlik döneminden dolayı, çocuklarımız geçici bir sorumluluk eksikliği yaşayabilmektedir. O güne kadar karnesi çok iyi gelen çocuğun birden bire karnesinde düşük notlar belirlemeye başlayabilir. Bunun ergenliğe ilişkin bir dönem olduğu bilinmeli ve çocuğa ona göre yaklaşılmalıdır.

*Kendisiyle barışık ve kendisine güvenen çocukların karneleri, genellikle öğretmeni ve aileyi mutlu eder. Bu çocukların anne-babalarının, çocuklarının kapasitelerini zorlamadıkları ancak destekledikleri, küçük yaşlardan itibaren çocuklarına sorumluluk vermeye başladıkları, aile içi huzursuzlukların çok fazla yaşanmadığı, notlar düştüğü zaman çocuğu azarlamak yerine iletişim kurmayı seçtikleri ve çocuklarına nitelikli zamanlar ayırdıkları gözlenmektedir.

*İlköğretim altıncı sınıfta ve lise birinci sınıflardaki çocuklarımız geçici bir uyum dönemi yaşadıklarından dolayı bu uyum dönemleri karnelerine yansıyabilmektedir. Çünkü yeni bir ortama girmekte ve derslerine değişik öğretmenler gelmektedir. Özellikle bu sınıflarda okuyan öğrencilerin aileleri bu konuları da göz önünde bulundurmalıdırlar.

*Başarısızlığa yol açan nedenleri birlikte belirlemeye çalışın. Başarısızlığın kökeninde aile hayatının düzensizliği, TV izleme, anne baba geçimsizliği bulunabildiği gibi, okul hayatı, fizyolojik rahatsızlık, zihni kapasite ya da duygusal sorunlardan kaynaklanabilir.

Çocuğunun karnesini inceleyen veli ne yapmalıdır ?

1. Öncelikle, başarısızlığın utançla karşılandığı ortamda, güçlüklerin üstesinden gelinemez. Bunu bilmemiz gerekiyor. Ana-babaların bu konuda yapabilecekleri ilk şey, çocuğun başarısızlığını aile içinde utanç verici bir durum değil de, çaba gösterince aşılacak bir engel olarak kabul edildiğini anlamalarını sağlamağa çalışmaktır.


2. Karnedeki başarısız notlara dayanarak çocuğunuzu hiçbir zaman katı bir dille suçlamayın. Onlara lakap takmayın, eleştirmeyin, alay ederek aşağılamayın. Yine aynı şekilde kardeşleri veya komşu çocukları ile asla kıyaslamayın. Fiziksel şiddet gibi davranışlardan kesinlikle kaçının. Onların iki haftalık tatilini kısıtlamayın. Çocuğunuzun karnesiyle ilgili duygularınızı, çocuğunuzun kişiliğini incitmeden açık ve sade bir şekilde anlatın.


3. Az öncede söylediğim gibi kardeşi, arkadaşı ve komşu çocukları ile kıyaslamayın. Bu çocukların hoşuna gitmeyen bir davranıştır. Çünkü her çocuğun kapasitesi farklıdır. Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin ve onların kapasitesi dışında, başaramayacağı şeyleri beklemeyin. Başardığı işleri örnek gösterip, diğerini de başarabileceğini belirtin.

4. Çocuğunuza her zaman güvendiğinizi ve yanında olduğunuzu hissettirin. Zaman zaman, "ben sana güveniyorum, eminim bunu da başaracaksın..." gibi destekleyici cümleleri kullanın.

5. Onun varolabilecek sorunları ile yakından ilgilenin. Kendinizi onun yerine koymaya veya onun yaşında yaşadıklarınızı hatırlamaya çalışın. Çocuğunuzun karnesiyle ilgili duygularını dikkatle dinleyin. Bu konuda kendi beklentilerinizi ifade ederek çocuğunuza kendini affettirme yolunu gösterin.

6. Neden okuması gerektiğini anlatın. Geçer not almak için değil, öğrenmek için çalışması gerektiği üzerinde durun. Bilgilerini okul dışı yaşamda da kullanabileceğini anlatın. Onu tatil döneminde, başarısız derslerini düzeltmesi için birlikte çözüm üretmeye teşvik edin. Birlikte bulduğunuz çözüm yolları için harekete geçin. Aynı şekilde çözüm yollarının işleyip, işlemediğini izleyin. Kısacası birlikte amaç belirlemeye çalışın.

7. Boş zamanlarını etkin bir biçimde değerlendirmesi için teşvik edin. Alternatifleri belirleyin ve seçeneklerden yararlanması için onu yönlendirin. Gerektiğinde ilgileri doğrultusunda birlikte bir şeyler yapın. Maça gidin, tiyatro ve sinemaya gidin. Ama bilsin ki derslerini de yapması gerekmektedir.

8. Siz ana-babalar ders çalışma ile ilgili çocuğunuza örnek olun. Unutmayın ki sizler çocuğunuz için en önemli örneklersiniz.

9. İyi notlarının yanında zayıf notlar almasının da normal olduğunu ve bu durumu çalışarak durumunu düzeltebileceğini açıklayın.

10. Paniğe kapılmadan başarısızlığın nedenlerini araştırın. Çocuklarınızla birlikte ortak çözüm arayın. Onlara güvenerek, yakın ilgi göstererek olumlu özelliklerini destekleyin.

11. Siz ana-babalar her şeyden önce çocuğunuzu tanımalısınız. Ona güvenmelisiniz. Karnedeki notlarının sizlerin onlara sevgi düzeyinizi belirleyen rakamlar olmadıklarını hissettirmelisini.

12. Okul ve öğretmenlerle ilgili görüşlerinizi çocuğun yanında tartışmayınız.



KAYNAKÇA:
Çoluk Çocuk Dergisi Şubat 2002. Sayı 11.
Yaşadıkça Eğitim Dergisi /45/1996
Özel Yüce Koleji www.yuce.k12.tr


 

 

 

 
Ana Sayfa