LİDERİMİZ ATATÜRK



 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ÜN LİDERLİK ÖZELLİKLERİ



PROBLEM ÇÖZÜCÜ OLMA

Mustafa Kemal Atatürk Dedi ki:

" Zorlukları çözen kimse olmak isteyenlerin ilk yapacakları, olayların içyüzünü bilip, ona uymak olmalıdır."

" Biz teori ve laf yerine, iş yapmayı tercih ettik."

" Şimdi sözden ziyade iş zamanıdır. Artık benim için söz söylemeye ihtiyaç kalmadı kanaatindeyim. Bundan
sonra bizim için faaliyet, hareket ve yürümek lazımdır."

" Başladığım işi bitirmeliyim."

" Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir."

Mustafa Kemal'den Atatürk'ten Alınacak Dersler :

* Ele aldığınız konuyu iyice gözden geçirip, onu bütün olasılıkları içinde inceleyin ve en saklı köşelerine kadar aydınlatmaya çalışın. Bir problemle uğraşmak, hiç ara vermeden o konuyu düşünmek demektir.

*
Problemlere çözüm aramadan önce, problemleri doğru tanımlayın. Çoğunlukla problem çözmenin en zor kısmı, gerçek problemin ne olduğunu bulmaktır.

* Büyük problemleri daha ufak ve daha az ürkütücü problemlere bölün. Problemi parçalara ayırdığınızda, meşgul olunması gereken gerçek problemi daha kolay tanımlarsınız.

* Geniş çözüm yollarına açık olun.En karışık sonuçları en basit yollarla elde etmeye çalışın. Sorunun daima en basit çözümünü bulun.

* Her konuda en radikal, en doğru ve kestirme yolu tercih edin.

* Bir işe başladığınız vakit, onun sonunu görmeden rahat etmeyin.

* Ele aldığınız bütün işlerin bir çıkar tarafını bulun, o işi hemen bitirin.

* Hangi yeni işi yapmaya niyetlenirsiniz niyetlenin, önce başladığınız işleri bitirin.

* Daima hareket halinde bulunun, elinizden hiçbirşey kurtulmasın.

KARAR VERME YETENEĞİ

Mustafa Kemal Atatürk Dedi ki:


" Bu dakikada siz de düşünürsünüz ki bir kararım varken onu niçin hemen tatbik etmiyorum? Ben de hemen söyleyeyim ki ağır ve katı bir kararın doğruluğuna inanmak için vaziyeti her köşesinden mütalaa etmek lazımdır. Ağır ve kati bir karar tatbik edilmeye başlandıktan sonra, keşke bu tarafını da düşünseydim, belki bir çıkar yol bulurduk gibi tereddütlere yer kalmamalıdır. Böyle bir tereddüt, karar sahibinin vicdanında kanayan bir nokta olur ve onu yaptığının doğruluğundan da şüpheye düşürür. Bundan başka, beraber çalışacak olanlar, yapılandan başka bir şey yapılmak ihtimali kalmadığına inanma-
lı idiler."


" Daha kesin karar alınacak kadar bilgi alınamadı."

" Her şey düşünülmüştür. En basit zannedilen tedbirler dahi gözden kaçırılmamış olarak alınmıştır."


Mustafa Kemal'den Atatürk'ten Alınacak Dersler :

*
Cesaretli kararlar vermeye hazır olun. Kararlarınız açık olsun. Bir kere karar verdikten sonra, onu tatbik et-
tirmek için tüm gayretinizi gösterin.

*
Karar vermek için sağlam esaslar ve rakamlara dayanın. İnca hesaplardan ve uzun yargılmadan sonra karar verin."

* Son ve kesin kararı verebilmek için, her şeyi en küçük ayrıntıyı bile gözden kaçırmadan dikkatle inceleyin."

* Kesin kararınızı verinceye kadar, hiç hoşunuza gitmeyecek fikirleri dahi sonuna kadar dinleme sabrını gös-
terin. Kesin kararınızı da herkesle beraber, herkesle inanarak ortaklaşa bir karar haline sokun. Aldığınız karar
ları "arkadaşlarla verdiğimiz kararlar" şekline getirmeye çalışın.

* Durumu her açıdan görerek, her şeyi tartarak inceleyin.

* Büyük kararlarda " geç kalmamak" kadar "erken davranmamak da önemlidir. Daima karar vermek için tam vaktini seçin.

VİZYON SAHİBİ OLMA

Mustafa Kemal Atatürk Dedi ki:

" Benimle beraber yola çıkanlar, kendi görüş ufuklarının sonuna erince, birer birer beni bıraktılar."

" Milletimiz mazisinden değil, artık istikbalinden mesuldur."

" Ufuklara kadar görüyoruz.Onun ötesini görmeye çalışacağız."

" Uygarlık yolunda başarı, yenilikleri kavrayıp uygulamaya, yenilşemeye bağlıdır."

"Değişikliklerin sabit ve belirli vaziyetleri yoktur.Ama bu değişiklikler,faal insanlar için imkan ve kolaylık hazırlarlar."

" Medeniyet yolunda başarı yeniliğe bağlıdır. Hayat ve yaşayışa hakim olan kanunların, zaman ile değişmesi, gelişmesi ve yenilenmesi zaruridir."

" Gözlerimizi kapayıp soyut yaşadığımız farz edemeyiz.Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile ilgisiz yaşayamayız.Tam tersine ilerlemiş, uygarlaşmış bir ulus olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak bilim ve fenle olur."

" Bütün insanlığı bir tek vücut ve her milleti de bu vücudun bir parçası gibi düşünmemiz gerekir.Dünyanın bir yerinde bir hastalık çıkmışsa "Bundan bana ne" diyemeyiz.Böyle bir hastalık varsa, ta içimizden çıkmışcasına bizi de ilgilendirmelidir."

" Ancak kendinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek olanağına eriştirebilirler."


Mustafa Kemal'den Atatürk'ten Alınacak Dersler:

*
Düşüncelerinize sınır tanımayın, asla dar kalıplar içinde düşünmeyin. Her konuyu kendi bütünlüğü içinde ele alın.

* Bir olayı her açıdan, her şeyi tartarak inceleyin, her şeyin özünü bulun, hiç bir zaman ayrıntılara saplanmayın.

* Yapmayı düşündüğünüz işin en aşırı ve en yumuşak biçimlerini ve onlar arasındaki türlü basamakları gözden geçirin, inceleyin.Böylelikle girişilecek işin bütün yönlerini aydınlatır, imkanları ve imkansızlıkları belirleyip, en uygun yolu seçebilirsiniz.

* Düşünceleriniz yaptıklarınızın, yaptıklarınız ise düşündüklerinizin yönlendiricisi olsun.

* Yaratıcı fikirlerin önemi büyüktür, fakat önemli olan, fikirleri eyleme dönüştürebilmektir.

* Hadiselerden, gelişmelerden, yeniliklerden azami şekilde faydalanmasını bilin.

* İleriye dönük olun, yaratıcı düşüncelerinizle gelişmeleri hedeflerinize uygun olarak yönlendirin.

* Düşündüğünüz şeyleri hayata geçirmek için harekete geçin.

GÖREVE TALİP OLMA

Mustafa Kemal Atatürk Dedi ki:

" Bir takım tasarılarım, hatta büyük tasarılarım var. Ama bunlar yüksek bir mevki elde etmek ya da zengin olmak gibi maddi cinsten değil. Bu tasarılarımın gerçekleşmesini, hem ülkenin yararına olacak, hem de bana görevimi yapmış olmaktan dolayı zevk verecek büyük bir fikri başarıya ulaştırmak için istiyorum."

" Eğer mecbur edilirsem memurluk görevimden istifa ederek, eskisi gibi Anadolu'da ve sine-i millette kalacağım ve vatani görevlerime bu kere daha sarih adımlarla devam edeceğim."

" Ben iyi biçimlenmiş işleri severim."


Mustafa Kemal'den Atatürk'ten Alınacak Dersler:

*
Kendinize güvenin, hangi işin aksak tarfını görürseniz " ben yaparım " diye ileri atılın.
* Bir göreve talip olan, genellikle hazırlıksız birine göre, o göreve sahip olma ve başarı şansını artırır.
* Haklı olarak talip olduğunuz görevler, yetkililerin sizi daha gerçekçi olarak değerlendirmelerine neden olur, onlara bilmedikleri yönlerinizi gösterir.
* Yükselme hırsı gözünüzü köreltmesin, yapamayacağınız bir işe talip olmayın.


Kaynakça: Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderlik Sırları - Adnan Nur Baykal

 


ATATÜRKÇÜLÜK İLKELERİ

Atatürkçülük,Türkiye'nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir.Türk milletinin iradesi ile oluşmuş,tari-
hi bir gelişmenin ürünüdür.Atatürkçülük her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemen-
liğinin ifadesidir.Atatürkçülük milletçe bağımsızlığa kavuşmadır.
Atatürkçülük,çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır,batılılaşmadır;bir diğer anlamda da modernleşmedir; hür düşünceyi temsil eder, hürriyet ve demokrasi anlayışıdır.
Atatürkçülük,modern bir toplum hayatı yaşama demektir; laik bir düzen kurma,müsbet bilim zihniyeti ile devle-
ti yönetmedir.Bu iki anlamda Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasi kurumları kurma ve modern toplum olma demektir.

ATATÜRK'ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI

I-TEMEL İLKELER

1- Cumhuriyetçilik
Türk Milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare,Cumhuriyet idaresidir.(1924)
Cumhuriyet rejimi demek,demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.(1933)
Cumhuriyet,yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir.Cumhuriyet fazilettir.(1925)

2.Milliyetçilik
Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir.(1930)
Diyarbakır'lı,Van'lı,Erzurum'lu,Trakya'lı hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır.
Biz doğrudan doğruya milletperveriz ve milliyetçiyiz.Cumhuriyetimizin dayanağı Türk Toplumudur.
Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.(1923)

3.Halkçılık
İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık,yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası anayasamızla tespit edilmiştir.(1921)
Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir.(1921)
Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibarıyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir.(1923)

3.Devletçilik
Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekono-
misini devletin eline almak.(1936)
Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir.Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları gözönünde bulundur
maldır.(1930)

4.Laiklik
Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin değil ayrılması demek değildire.Bütün yurttaşların vicdan,ibadet ve din hürriyeti demektir.(1930)
Laiklik,asla dinsizlik olmadığı gibi,sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlı-
ğın gelişmesi imkanını temin etmiştir.(1930)
Din bir vicdan meselesidir.Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.Biz dine saygı gösteririz.Düşünüşe ve
düşünceye karşı değiliz.Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleri ile karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.(1926)

II-BÜTÜNLEYİCİ İLKELER

1- Milli Egemenlik

Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir.Toplumda en yüksek hürriyetin,en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması, istikrarı koruması ancak ve ancak tam ve kesin an-
lamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır.Bundan dolayı hürriyetin de,eşitliğin de adale-
tin de dayanak noktası milli egemenliktir.(1923)

2- Milli Bağımsızlık

Tam bağımsızlık denildiği zaman,elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir.Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir.(1921)

3- Milli Birlik ve Beraberlik
Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz millet ayrı ayrı şeyler değiliz.(1919)
Biz milli varlığın temalini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz.(1936)
Toplu bir milleti istila etmek daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir.(1919)

4-Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh
Türkiye Cumhuriyeti'nin en esaslı prensiplerinden biri olan sulh cihanda sulh gayesi insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakkisinde en esaslı amil olsa gerektir.(1933)
Sulh, milletleri refah ve saadete en iyi eriştiren yoldur.(1938)

5-Çağdaşlaşma

Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız.Ve bu
nu yapmaya mecburuz.(1925)
Biz batı medeniyetlerini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz.Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi büntemize uygun bulduğumuz için,dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.(1926)

6-Bilimsellik ve Akılcılık
a) Bilimsellik- Dünyada her şey için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir.(1924)
Türk Milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale müsbet bilimdir.(1933)
b) Akılcılık- Bizim, akıl, mantık, zeka, ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925)
Bu dünyada herşey insan kafasından çıkar.(1926)

7- İnsan ve İnsanlık Sevgisi
İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülecek bir sistem
dir. İnsanları mutlu edecek yegane vasıta, onları birbirine yaklaştırarak onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı
maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.(1931)
Biz insanın düşmanı değiliz.Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.(1936)


 
Ana Sayfa